
O kadar da izledik bunu. Ben çok geri kalmışım ya ; benim başbakanım bu projenin eş başkanlarından birisiymiş ama benim projenin ne olduğundan bile haberim yok.O zaman ne yapalım biraz araştıralım da öğrenelim ne olduğunu..Meğerse bu projenin kökleri taa 1947'lere kadar gidiyormuş ama ismi o zaman bu şekilde konmamış.BOP ilk olarak "Truman Doktrini" ile faaliyete geçmiş. II. Dünya Savaşı sona ermiş ama ABD komünizm ile savaşını tamamlamamıştı. Dönemin ABD başkanı Harry Truman Türkiye'yi komünizmden yani doğal olarak SSCB' den uzak tutmak için ekonomik yardımlarda bulunmak adına kongreden onayı alır. Böylece Türkiye 100 milyon dolar Yunanistan 300 milyon dolar parayı cebe koyar.Burada önemli bir nokta var ama. Truman yardımlarından önce Stalin Türkiye'ye Kars , Artvin ve Ardahan ve ayrıca boğazlarda askeri üs bulundurma şartıyla yardım teklif eder.Bizim Milli Şef İsmet İnönü bunu kabul etmez ve neyi kabul eder peki ? ABD'ye göre SSCB' ye özgü uygulamalar olan " 5 Yıllık Kalkınma Planları ve Köy Enstitüleri" ni kapatmak ve yürürlükten kaldırmak.Bak sen
http://tr.wikipedia.org/wiki/Truman_Doktrini
O dönemden itibaren yardımlar Marshall Yardımı , Eisenhower Doktrini gibi farklı isimlerde artarak devam eder .
Yani sağ olsun ABD bizi ve bölgenin diğer ülkelerini çok sever , ele muhtaç etmez.Nasıl mı ?
"Ekonomik olarak zor durumdayım , acil paraya ihtiyacım var ne yapacağım şimdi ? .Komşudan mı alsam? ABD : "Dert etmeyin !! Alın bir Truman kredisi rahatlayın. Anlaşmayı imzala paran anında hesabında"
Bu kadar da basitmiş . Havadan para ne de olsa. Yalnız ilk önce İsmet İnönü , sonrasında Adnan Menderes ve daha sonrakiler verilen hiç bir yardımı reddetmemiş , 1 koyup 3 alma hayaliyle yanıp tutuşmuş ve en sonunda Türkiye'yi ABD'ye muhtaç duruma düşürmüşlerdir. Amerika'yı keriz sandılar belki de .Bir deyim vardır " s...meyeceği eşeğin önüne ot koymamak" diye bilir misiniz?
Yardımları , destekleri ala ala tavizler verildi , irade başkalarına teslim edildi ve zamanla karar mekanizması dış güçler oldu. Şimdi bu proje ile ilgili bir çok kişi tarafından bilinen somut bilgilerini verelim
TANIM : Büyük Ortadoğu Projesi, ABD'nin batıda Fas, Moritanya, doğuda Orta Asya veMoğolistan, kuzeyde Kafkasya ve Türkiye, güneyde Arap Dünyası'ndan Somali'ye kadar uzanan bir coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir "islam coğrafyası" dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir. ABD’nin Donald Rumsfeld, Dick Cheney, Paul Wolfowitz,Richard Perle ve William Kristol öncülüğünde, 1997'de oluşturduğu 'Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin (PNAC) bir alt unsurudur.
Yukarıdaki tanım ansiklopedik olarak sıradan , banal bir tanımdır.Şimdi sıra bende.Gerçekler konuşsun agaa:)
Bu dönüşümün amacı şüphesiz her zamanki gibi gereken ülkelere barış ve demokrasi götürmektir.Sen o zırvaları git rahmetsiz baban Bush' a anlat.
ABD yetkililerinin orta doğuyla ilgili bugüne kadar yapmış olduğu açıklamalara ve ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Davos'ta açıkladığı projenin "özgürlük ve refah" palavrasının dışında neleri içerdiğine bakalım :
* Enerji kaynaklarının denetlenmesi ve ulaşım koridorlarının güvence altına alınması. Hazar havzası, Basra Körfezi, Doğu Akdeniz, Kızıldeniz ve Malaka Boğazı'nın "emin ellere" geçmesi. Dolayısıyla siyasi ve ekonomik reformların bu stratejik noktaların çevresinde başlatılması.
ABD yetkililerinin orta doğuyla ilgili bugüne kadar yapmış olduğu açıklamalara ve ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Davos'ta açıkladığı projenin "özgürlük ve refah" palavrasının dışında neleri içerdiğine bakalım :
* "Terörle mücadele" sloganı ile İslami hareketlerin tasfiyesinin sürdürülmesi. Söylemleri ile ABD'yi rahatsız eden oluşumların dağıtılması.
* ABD-İsrail karşıtlığını besleyebilecek eğitim müfredatlarının değiştirilmesi. Filipinler'de medreselerde CIA uzmanları ders verirken, Endonezya, S. Arabistan ve Mısır'da eğitim müfredatı değiştirildi.
* Bölge ülkelerinin askeri gücünün zayıflatılması. Kitle imha silahlarına sahip olan, olmaya niyetlenen ülkelerin engellenmesi. Pakistan, İran, Endonezya ve Türkiye'nin askeri gücünün sınırlandırılması.
* Marshall yardımlarının başlatılması, buna paralel olarak Amerikan nüfuzunun yaygınlaştırılması.
* Bölgede Batı karşıtlığını besleyen anlaşmazlıkların çözümü. Bazı anlaşmazlıkların Afganistan, Irak ve Filistin'de denendiği gibi "Karzai modeli" şeklinde ve ABD çıkarlarını önceleyen yönetimlerin işbaşına getirilerek dondurulması.
* Batı'nın askeri ve ekonomik kontrolünün önünü açacak yönetici kadroların oluşturulması, güçlendirilmesi, işbaşına getirilmesi.
* Kafkaslar, Orta Asya, Güney Asya ve Ortadoğu'da AB, Rusya ve Çin'in durdurulması, Türkiye'nin bu cephede kullanılması.
* Ortadoğu'da Türkiye öncülüğünde Batı'nın hazmedebileceği türde bir İslam anlayışının geliştirilmesi ve bölgenin bu paralelde dönüştürülmesi.
* "Ekonomik gelişme" sloganı ile Müslüman ülkelerin askeri ve siyasi gücünün zayıflatılması.
* Nüfus artışının yavaşlatılması.
Demek ki niyetler iyi değilmiş aga.
ABD eski başkanlarından Jimmy Carter, 1980 senesinde ulusa sesleniş kapsamında Amerika halkına şöyle demiş “Şunu çok açık bir biçimde ifade etmeliyim ki, Körfez bölgesini kontrol için dışardan bir güç girişimi olduğunda ABD’nin yaşamsal çıkarlarına bir saldırı olarak kabul edilecek ve bu saldırıya askeri güç kullanmak dahil bütün olanaklarla karşılık verilecektir....”
Başka önemli isimler de konuyla ilgili yorumlar yaptı. Mesela Condoleezza Rice ablamız 07.08.2003 tarihli Washington Post gazetesinde şöyle dedi : "Orta doğudaki 22 ülkenin sınırları yeniden şekillendirilecek."
http://www.iraqwatch.org/government/US/WH/us-wh-rice-wp_oped-080703.htm
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman 13 Nisan 2004 tarihinde Forum İstanbul Toplantısında “Büyük Ortadoğu Projesi, Başkan Bush'un ve bugünkü yönetimin projesi değil, ABD'nin uzun dönemli bir projesidir. Önümüzdeki 20 yıl iktidara kim gelir ise gelsin bu projeyi uygulayacaktır. Bu projede Türkiye'ye görev biçmek söz konusu olamaz. Türkiye kendi sorumluluk sınırlarını kendi belirleyecektir. Türkiye Irak ve tüm
Orta doğu ülkeleri için bir model değil, bir örnek ülkedir. "Model" olamaz. Çünkü Türkiye'nin gerisinde altı yüz yıllık bir Osmanlı Devleti birikimi ve de Atatürk vardır. Türkiye'yi model olarak alarak aynı sistemi başka ülkede bir günde kurmak imkansızdır. Ancak Türkiye "örnek" olabilir. Türkiye "örnek alınacak bir ülkedir.”
Şimdilik virgülü koydum uykum geldi ama yarın devamını eklerim.inşallah ..Devamı daha enteresan olacak çünkü sıra Türkiye ile ilgili konuşmaya geldi .ABD bu coğrafyaya hangi bahaneyle adımını attı, nasıl ve neden arap dünyasına örnek bir ülke oldurulduk , ılımlı islam palavrası vs vs.. Görüşmek üzere dostlar....
ABD eski başkanlarından Jimmy Carter, 1980 senesinde ulusa sesleniş kapsamında Amerika halkına şöyle demiş “Şunu çok açık bir biçimde ifade etmeliyim ki, Körfez bölgesini kontrol için dışardan bir güç girişimi olduğunda ABD’nin yaşamsal çıkarlarına bir saldırı olarak kabul edilecek ve bu saldırıya askeri güç kullanmak dahil bütün olanaklarla karşılık verilecektir....”
Başka önemli isimler de konuyla ilgili yorumlar yaptı. Mesela Condoleezza Rice ablamız 07.08.2003 tarihli Washington Post gazetesinde şöyle dedi : "Orta doğudaki 22 ülkenin sınırları yeniden şekillendirilecek."
http://www.iraqwatch.org/government/US/WH/us-wh-rice-wp_oped-080703.htm
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman 13 Nisan 2004 tarihinde Forum İstanbul Toplantısında “Büyük Ortadoğu Projesi, Başkan Bush'un ve bugünkü yönetimin projesi değil, ABD'nin uzun dönemli bir projesidir. Önümüzdeki 20 yıl iktidara kim gelir ise gelsin bu projeyi uygulayacaktır. Bu projede Türkiye'ye görev biçmek söz konusu olamaz. Türkiye kendi sorumluluk sınırlarını kendi belirleyecektir. Türkiye Irak ve tüm
Orta doğu ülkeleri için bir model değil, bir örnek ülkedir. "Model" olamaz. Çünkü Türkiye'nin gerisinde altı yüz yıllık bir Osmanlı Devleti birikimi ve de Atatürk vardır. Türkiye'yi model olarak alarak aynı sistemi başka ülkede bir günde kurmak imkansızdır. Ancak Türkiye "örnek" olabilir. Türkiye "örnek alınacak bir ülkedir.”
Şimdilik virgülü koydum uykum geldi ama yarın devamını eklerim.inşallah ..Devamı daha enteresan olacak çünkü sıra Türkiye ile ilgili konuşmaya geldi .ABD bu coğrafyaya hangi bahaneyle adımını attı, nasıl ve neden arap dünyasına örnek bir ülke oldurulduk , ılımlı islam palavrası vs vs.. Görüşmek üzere dostlar....
takipteyiz . yazıya devam
YanıtlaSildoğruluk payı çok yüksek bir yazı teşekkürler
YanıtlaSil